Konu: Saman ithalatı… Erdoğan, Bakan’ını unuttu! ‘Paramız var ki yapıyoruz’ demişti…

admin

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım Ekosistemleri Buluşması’nda konuşma yaptı. Erdoğan, burada tarımsal kredilerle ilgili yeni tutarları açıkladı, ithalat ve ihracata dair de mesajlar verdi.

“TARIM SEKTÖRÜNE YAPILMIŞ BİR HAKARET”

“Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘tarım bitti’ ezberinin ne kadar temelsiz, gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik” iddiasında bulunan Erdoğan, “Saman ithalatı söylemi, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakarettir. Türkiye bunun üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır” diye konuştu.

Erdoğan’ın bu sözleri, akıllara dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli‘nin ‘saman ithalatı’ açıklamasını getirdi.

PAKDEMİRLİ ‘PARAMIZ VAR Kİ YAPIYORUZ’ DEMİŞTİ

2018 yılının Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Yeni Akit Gazetesi Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı’ya konuşmuştu.

Pakdemirli, “Yıllık 12 milyar dolar ithalat, 17 milyar dolar ihracat var. Tarımda kendi kendimize yettiğimiz gibi herhangi bir zarar da etmiyoruz, bu alanda Avrupa’nın itici gücüyüz. Mesela buğdayda Türkiye kendi kendine yeterlidir. Samanda da 10 bin ton bizim ithalatımız, Türkiye’de tahmini ihtiyacımız 66 milyon ton. Bunun anlamı da 10 binde bir buçukluk bir ihracat var” demişti.

Pakdemirli, “Yani Türkiye’nin ihtiyacının 10 binde 1,5’u saman olarak ithal edilmiş. Bunun olumsuz bir anlamı var mı derseniz gördüğünüz gibi yok. Bu ‘Saman ithal ettiniz, buğday ithal ettiniz’ diyenlere karşı şunu söylüyorum; Türkiye’de para var ki ithalat yapabiliyor” ifadelerini kullanmıştı.

“KIRMIZI VE BEYAZ ET FİYATLARINDA DALGALI HAREKETLERİ YOK SAYAMAYIZ”

Erdoğan’ın Tarım Ekosistemleri Buluşması’nda yaptığı açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

* Ziraat Bankamız, Türk tarımının lokomotifi olmuştur. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemeleri noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası, bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum. 2015 yılında Ziraat Katılım’ın faaliyete geçmesiyle bankamız, hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini almıştır.

* 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Ankara’da bir araya geldik, kucaklaştık. Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini detaylı bir şekilde ortaya koyduk. Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘tarım bitti’ ezberinin ne kadar temelsiz, gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Saman ithalatı söylemi, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakarettir. Türkiye bunun üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Eski muhalefet tarzının da raf ömrünü tamamladığı görülüyor. Eleştiren ama daha yapıcı anlayış ülkemiz için daha faydalı olacaktır.

* Elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artıştan farklı alanlardaki şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektedir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısı ile hareket ediyoruz. Tarımda biz hiç kimseye kapımızı kapatmadık. Herkesin eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve önyargılara kurban edilmesin.

“GEÇEN ASRIN YERALTI KAYNAKLARI KAVGASI TARIM ALANLARI, SU VE GIDA İÇİN VERİLECEK”

* Geçen asırda yeraltı kaynakları ön plandaydı. Petrol, atlın, elmas için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü bir damla kandan kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda bütün imkanları ile Afrika’nın o zenci evlatlarını ne yazık ki, helikopterlerle, elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hale getirdiler.

* Bize insan hakları dersi veren Batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Namibya’da, Nijerya’da neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’da müze adı altında hayvanat bahçeleri kuruldu. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi yeraltı ve yerüstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.

“BİZİM HAZIRLIK YAPMAMIZ LAZIM…”

* Sömürü düzeni halen devam ediyor. Aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceği anlaşılıyor. Birçok gerilimin altında su kaynakları anlaşmazlıkları yatıyor. Türkiye’nin gayretleri ile hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. On binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk.

* Tarımın önemi azalmayacak, daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit etti. Bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak ve daha da kanlı hale gelecek. Bizim hazırlık yapmamız gerek. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.

TARIMSAL KREDİLERDE TUTARLAR YÜKSELTİLDİ

* Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri için verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş hayvancılığı ile iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1.5 milyon liraya yükseltiyoruz.

* Genç çiftçi ve kadın çiftçi kredisinin limitini 1.5 milyon liradan 2.5 milyon liraya artırıyoruz. Bu müjdeli haberlerin çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Yorum yapın

vozol vozol 10000 vozol vozol vozol20000.shop vozol10000.shop vozolneon10000.shop vozol12000.shop timeisworth.com
casino casino siteleri